GÖLGELERİN ANA KONU OLARAK KULLANILMASI

Elbette ışığın fotoğrafın oluşumu için çok büyük bir etkisi var, ancak bu etkinin daha güçlü olmasını sağlayan öge de gölgedir. Biz fotoğrafçılar gölgeleri fotoğraflarımızda 2 şekilde kullanabiliriz. Birincisi gölgelerin ana konu olarak kullanılmasıdır. İkincisi ise çevrenin karanlık alanlarla örtülerek izleyen gözün aydınlık alanları daha kolay algılamasını sağlayan yardımcı öge olarak kullanılmasıdır. Gölgelerin ana konu olarak kullanılabilmesi için belirgin bir şekilde fondan ayrılmaları ve güçlü bir form oluşturmaları gerekmektedir. Bunun için de klasik kompozisyon kriterlerinden bakış yüksekliği, bakış açısı ve kritik an başlıklarına dikkat etmek gerekiyor. Gölgelerin koyu olarak oluşması ve siyah lekeler olarak fotoğrafımızda yer alamsı için de ışık ölçümünün aydınlık alanlardan yapılması gerekli. Elbette tonların daha koyu oluşması için de pozlamaya eksi (-) yönde müdahale etmek gerekiyor. Genelde bu müdahaleyi -1,0 stop civarında yapmayı tercih ediyorum. Bu sayede koyu alanların tonları güçlenirken aydınlık alanları da kaybetmemiş oluyorum. Bu fotoğrafı da Mardin – Midyat’a yaptığımız bir fotoğraf gezisi sırasında çekme şansım oldu. Bulunduğum noktada uzayan gölgeleri çevreden ayıklama şansım olduğu için yapmam gereken ışık ölçümünü aydınlık zeminden yapıp fotoğraftaki kişinin gölgesinin anlamlı bir hareket haline geldiği an deklanşöre basmaktı.
Read More ›

İÇ MEKANDA YAPAY IŞIK KULLANIMI; KATHMANDU – MAYMUN TAPINAĞI

Farklı inançların ibadethanelerinde var olan atmosfer ve ritüeller etkili fotoğraf kareleri için imkanlar sağlar. Farklı ışık kaynaklarıyla ortaya çıkan renk fotoğraflara güçlü bir görsellik katarken huşu içinde dua eden insanlar da fotoğrafın dramatik yapısını oluşturur. Nepal’in başkenti Kathmandu’da bulunan Swayanbunanth (Maymun) Tapınağı’nında bulunan bir bölümde de yakılan yüzlerce mum benzer bir atmosfer sağlıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan dua, adak, ayin gibi ritüeller birçok fotoğraf çalışmasına imkan veriyor. İç mekanda ışığın az olması ISO’nun normalden daha yüksek değerlerde tercih edilmesini gerektiriyor. Bu nedenle bu fotoğrafta genelde kullandığım 100 ISO yerine 400 ISO kullandım. Aynı zamanda açık diyafram ile çalışma da bir başka dikkat edilmesi gereken tercih. Bu fotoğrafta kullandığım 2,8 diyafram değeri enstantaneyi olabilecek en yüksek değere taşırken aynı zamanda sınırlı bir alan derinliği oluşmasına da sebep oldu. Bu sayede ilgiyi ön planda dua eden kişide toplamak ve arka planda kalan yüzlerce mumun güçlü bir fon olmasını sağlamak mümkün oldu. Kullandığım tele objektif de arka planın öndeki kişiye yaklaşmasını sağlayarak izleyen gözün insan – mekan ilişkisini daha güçlü kurmasına da yardımcı oldu. Mum ışığının kırmızı renginin fotoğraftaki atmosferi desteklemesinin yolu White Balance (Beyaz Ayarı) tercihini de GÜN IŞIĞI olarak yapmaktan geçiyordu.
Read More ›

İÇ MEKANDA DOĞAL VE YAPAY IŞIKLARIN BİRLİKTE KULLANIMI; ST. ANTUAN KİLİSESİ

Birçok kilisede çekim yaparken vitraylar dikkat çeken ögelerden biridir. Özellikle dışarıdan gelen ışıkla renkleri ve detayları ortaya çıkan vitraylar pek çok fotoğraf gönüllüsü tarafından fotoğraflanarak arşivlere eklenir. Genelde ışık ölçümünün dışardaki aydınlık bölgeden yapılması iç tarafın karanlık kalmasına sebep olur. Son dönemde dijital fotoğraf makinelerinde yer alan HDR (High Dynamic Range – Yüksek Dinamik Aralık) çekim özelliği her iki bölgenin de detaylarını görme şansı veren bir teknik olarak uygulanabiliyor.   Bu fotoğrafı çektiğim İstanbul Beyoğlu’nda yer alan St. Antuan Kilisesi’nde ise mum yakılan bölümün hemen üstünde yer alan pencereler atmosferi güçlü kadrajlara imkan veriyor. Üst bölümde yer alan vitraylar renkli camları ve detaylarıyla mekanın özelliğini güçlendiriyor. Alt bölümde yer alan mumların sağladığı renk de fotoğrafın etkisini arttırıyor. Bu etkinin güçlü olabilmesi için White Balance’ı (Beyaz Ayarı) GÜN IŞIĞI olarak tercih ettim. Bu sayede Kelvin derecesi daha düşük olan mum ışığı kırmızı rengiyle fotoğrafta yer alıyor. Mumların önünde bulunan kişiler ışık ölçümünün aydınlık alandan yapılması sebebiyle silüet olarak kaydediliyor. Çekim anını sağdaki kişinin mumlara uzandığı an olarak tercih etmek kişilerin daha belirgin olarak algılanmasına da yardımcı oluyor. Genel olarak çekim çalışmalarımda makinemi diyafram öncelikli konumda (A ya da Av) kullanıyorum. Böylece diyaframı seçiyor, ortamdaki ışık koşuluna göre enstantaneyi makineme bırakıyorum. Bu […]
Read More ›

İÇ MEKANDA GÜNIŞIĞI KULLANIMI VE “SESSİZ” ÇEKİM

Birçok çekim gezisinde cami, kilise gibi kutsal mekanlarda çekimler gerçekleştiriyoruz. Kimi zaman mimari özellikleri ön plana çıkardığımız kadrajları çalışırken kimi zaman da bu mekanlardaki ibadetler, ritüeller fotoğraf konumuz oluyor. Genel görüntülerde ortam aydınlatmasını kullanırken daha yakın plan çekimlerde lokal aydınlatmalar bizlere yardımcı olur… Özellikle birçok camide ibadet zamanları dışında yaptığımız çekimlerde dua eden, namaz kılan ya da bir köşede Kur’an okuyan insanlar fotoğraflarımızda yer alabiliyor. Bu tarz çekimlerde her fotoğraf çalışmasında olduğu gibi ışık, aydınlatma, ışık ölçümü, kullanılacak enstantane – diyafram değerleri, tercih edilecek objektif, kadrajın estetik olması için uyulacak, uygulanacak kompozisyon kriterine karar verirken bir yandan da bu kutsal mekanlarda insanları rahatsız etmeden çekim yapabilmenin de yollarını bulmamız gerekiyor. İnsan ve portre çekimlerinde çoğu zaman çekim öncesinde bazen sorarak bazen de işaretlerle fotoğrafını çekeceğimiz insanlardan izin istiyoruz. Ancak bazı durumlarda çekim öncesi kurulacak iletişim konunun doğallığını bozacağı için bu izni almadan da çekim yaptığımız oluyor. Bu gibi durumlarda ben çekimi tamamladıktan sonra çektiğim fotoğrafı o kişiye göstererek ne çektiğimi, niye çektiğimi anlatmayı tercih ediyorum. Böylece karşılıklı olarak güven duygusuyla fotoğraf hayatıma devam edebiliyorum. Bu fotoğrafta da bu izni çekim sonrasında kurduğum iletişim ile hallettim. Ancak çekim sırasında makinenin perde sesinin de rahatsız edici ve dikkat dağıtıcı olmaması için kullandığım […]
Read More ›

IŞIK KULLANIMI: YEDİGÖLLER’DE DETAY ÇEKİMİ

YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI’NDA DETAY Kimi zaman detay fotoğrafları geniş açı objektifle bir çok şey gösteren kadrajlardan çok daha fazla şey anlatabilir… Doğru ışık koşulu ve bakış açısını bulmak şartıyla elbette… Bir çok fotoğraf gönüllüsü sonbahar renklerini fotoğraflamak için özellikle Ekim ayının sonlarında Bolu ili sınırlarında yer alan Yedigöller Milli Parkı’nı ziyaret eder… Burada yedi küçük gölün çevresinde yer alan ormanlardaki farklı ağaç türlerinin sonbaharda aldığı renkleri bir arada görebilmek ve biraz da şanslıysanız iyi bir ışık koşulunda fotoğraflamak mümkündür. Hemen hemen her fotoğraf konusunda olduğu gibi doğa fotoğraflarını da 3 farklı planla fotoğraflamaya çalışırız: genel, orta ve detay planlar… Genel planlar daha çok geniş açı objektifle çekilir ve tüm ortamın anlaşılmasını sağlar… Orta planlar genellikle normal objektifle çekilir ve insan-mekan ilişkisinin anlaşılmasına, boyutların doğru olarak algılanmasına yardımcı olur. Detay planlar ise daha çok tele objektifle ya da yakından çekilir ve ilk bakışta dikkat çekmese de konunun neredeyse tüm yükünü taşıyacak ayrıntılardan oluşur. Sonbaharda sararan yaprakların detayı da bu konunun yükünü taşıyabilecek bir plandı. Bu tarz konularda fotoğrafçıların konunun karşılarına gelmesini beklemekten ziyade farklı yükseklikler, farklı bakış açıları ve farklı objektifler ile çevrelerini incelemeleri etkili sonuçlar sağlayabiliyor. Bu fotoğrafı öğlen güneşinde çektim. Ancak tele objektif ile yaprakların arkasının gölge bir alana […]
Read More ›

İNSAN VE PORTRE FOTOĞRAFLARI: KURGULAR OLUŞTURMAK

İNSAN VE PORTRE FOTOĞRAFLARI : KURGULAR OLUŞTURMAK Özellikle insanların fotoğraflarını çekerken bazı müdahalelerle görüntüyü daha etkili hale getirmeye çalışırız. “Işığa doğru döner misin?”, “Bu tarafa bakar mısın?” ya da “Gülümseyin!” demek dahi fotoğrafın daha güçlü oluşması için yaptığımız müdahaleler arasındadır. Bu küçük müdahaleler dışında zaman zaman kadrajı, fotoğrafı tamamen oluşturduğumuz kurgular da çalışıyoruz. Düzenlediğimiz fotoğraf yolculuklarında ve atölye çalışmalarında bu tarz kurgu çekimleri, katılımcı dostlarımız benzer konularla karşılaştıklarında hangi tercihleri ne amaçla yapabilecekleri konusunda rehber olması umuduyla hazırlıyoruz. Bir fotoğraf çalışması için kurgu yaptığınızda unutmamanız gereken stüdyo çalışan bir profesyonel fotoğrafçı gibi artık her şeyin sizin kontrolünüzde olduğudur. Çekimi yapacağınzı mekan, ışık koşulu, varsa modellerinizin duruşu, bakışı gibi her türlü detayı sizin planlamanız gerekir. Bununla birlikte her konunun farklı açılardan, kadrajlardan farklı bir sonuç verebileceğini düşünerek olası tüm kadrajları da çalışmanız gerekir. Kurgu yapıldığında amaç etkili en az bir fotoğraf ile çalışmayı tamamlamaktır. Örnek fotoğraflar dünyanın en fotografik etkinliklerinden biri olan Hindistan Pushkar Deve Panayırı’nı fotoğraflamak için düzenlediğimiz fotoğraf yolculuğu sırasında yaptığımız bir kurgu çalışmasından… Bu kurgu için günbatımına yakın bir zaman dilimini seçtim, böylece hem akşam ışığının yumuşak etkisini hem de günbatımının ters ışık koşulunu çalışabilecek fırsatlar doğmuş oldu. Çekim noktası için Pushkar Çölü içerisinde bir kumul tepesini belirleyerek […]
Read More ›

FOTOGRAFTA ATMOSFER: ATMOSFERİ GÜÇLENDİRMEK-OBJEKTİF

Çevremizdeki pek çok konu doğru fotografik tercihlerin yapılmasıyla etkili fotograflara dönüşebilir. Görsel etkiyi arttırmak için gözün gördüğünden farklı sonuçlar sağlayan objektifler, çektiğimiz konuda var olan atmosferi daha güçlü hale getirebilir. Cami, kilise gibi kutsal yerlerin iç mekanları genelde etkileyici bir mimariye ve detaylara sahiptir. İç mekânda bulunan kemerler, kubbeler, pencereler etkileyici bir mimari görüş sağlarken doğal ve yapay ışık kaynaklarının sağlayacağı renk etkisi de atmosferi güçlendirebilir. Bununla birlikte kullanılacak ultra geniş açı objektifler tüm iç mekânın kadraja sığmasını sağlarken aynı zamanda görüntüdeki derinlik duygusunu da arttıracaktır. Derinlik duygusunun artmasını sağlayacak bir başka önemli yaklaşım da çekimin yere yakın bir yerden yapılmasıdır. Aşağıdan yukarıya doğru yapılacak çekim sonucunda bize yakın olan alt bölüm genişleyecek, objektifin sağladığı deformasyon etkisiyle kubbe ve tavan bölümü uzaklaşacaktır. İç mekânda yer alan yapay ışık kaynaklarının renk etkilerini kullanabilmek için Beyaz Ayarı’nı GÜNIŞIĞI olarak seçmek tungsten, halojen, floresan gibi aydınlatmaların renklerini kaydetmemizi sağlayacaktır. Beyaz Ayarı’nda yapılan bu tercih JPEG dosyaları etkileyecek, RAW formatta çekilen fotograflarda renk tercihi daha sonra bilgisayarda bir görüntü işleme programında yapılacaktır. İnsan gözünün gördüğünden farklı bir görsellik sağlayan ultra geniş açı objektifler farklı odak uzaklıkları arasında üretilirler. Fotograf makinenize ve istediğiniz görselliğe göre uygun bir objektif kullanmak gerekir.
Read More ›

İNSAN VE PORTRE FOTOGRAFÇILIĞI: İFADEYİ VURGULAMAK

İnsan ve portre fotograflarında fotografını çektiğimiz kişinin duygu, düşünce, ifade, tavır, kimlik ve kişiliğini etkili bir şekilde aktarabilmek için sırasıyla bazı fotografik kararlar vermek gerekir. İlk tercih kullanılacak objektiftir. 80 – 135 mm arasındaki odak uzaklıkları kadrajda sadece fotografını çektiğimiz kişiyi bırakacak ayıklamayı yapacağı için doğru bir karar olacaktır. Net Alan Derinliğini sınırlı kullanmak da yine fotografını çektiğimiz kişiyi ilgi merkezi haline getireceği için doğru bir tercih olacaktır. Ancak hemen her fotograf konusunda olduğu gibi etkili ışık kullanımı tüm bu teknik tercihlerin öncesinde gelmektedir. Ana konuyu öne çıkaracak, ilginin farklı yerlere kaymasını engelleyecek bir aydınlatma yönü ve koşulu çalışmayı çok kolaylaştıracaktır. Kapı ve pencere önlerinde yapılan çekimlerin arka planı karanlık bırakarak ilginin ana konuda toplanmasını sağladığından daha önceki örnek fotograflarda konuşmuştuk. Bu nedenle insan ve portre fotograflarında da bu koşulu sağlamak çekime çok yardımcı olacaktır. Çektiğimiz konuyu en etkili şekilde ortaya çıkacak ışık konuyu 45 derece açıyla gelen ışıktır. Bu sayede konunun bir bölümü aydınlanacak diğer tarafa doğru yumuşaktan başlayarak koyulaşan gölgeler hacim, detay, doku ve derinlik duygusunu fotografımıza katacaktır. Fotografını çektiğimiz kişilerin bu uygun ışık koşulunda bizi bekliyor olma ihtimalleri çok az olacağından kuracağımız iletişimin önemi bir kez daha ortaya çıkacaktır. Fotografını çektiğimiz kişiye nerede durmasını, hangi yöne doğru […]
Read More ›

İNSAN VE PORTRE FOTOGRAFLARI: IŞIK VE ARKA PLAN KULLANIMI

Portre fotograflarında ifadeyi güçlü bir şekilde öne çıkarmak için arka planın karanlık kalması ve ışığın sadece çektiğimiz kişinin üzerinde olması anlatımı kolaylaştıran yöntemlerden biridir. Bununla birlikte böyle bir fotografın etkili olması fotograftaki kişinin ifadesine bağlıdır. Kadrajda başka bir konu olmayacağı için fotograf tüm gücünü o kişiden alacaktır. Bu nedenle bir çok fotografta olduğu gibi arka plan ve çevredeki ögeleri de fotografa dahil ederek daha etkili sonuçlar alabiliriz. İnsan ve portre fotograflarında genelde insan-mekan ve insan-başka insanlar gibi kadrajlar oluşturmak güçlü sonuçlar sağlayabilir. Bu fotografı Nepal’de Nagarkot kasabasından Changu Narayan Tapınağı’na yaptığımız bir yürüyüş sırasında çektim. Yol boyunca Nepal’de yaşayan farklı gruplardan biri olan Tamanların köyleri bulunuyor. Yürüyüş boyunca sık sık insanlarla selamlaşıyor, bazen bir tercüman yardımıyla bazen de çat pat İngilizceyle anlaşıyoruz. Çekim yapmak istedeğimiz zaman izin istiyor, fotografın daha etkili olacağına inandığımız kurgular oluşturabiliyoruz. Bir Taman köyünde kıyafeti, şapkası ve güçlü ifadesiyle genç arkadaşımızı görünce bir portre çekimi yapabileceğimizi düşünerek izin istedim, daha sonra da genç arkadaşı babasıyla birlikte fotograflamanın iyi olabileceğine karar verdim. Birkaç yan yana fotograf çektikten sonra fotografa derinlik duygusu katacak olan “öndeki ve arkadaki konu” yerleştirmesini yaptım. Arka arkaya duran 2 kişinin de net olması ilginin kime yöneleceğini belirgin bir şekilde öne çıkarmayacağı için net […]
Read More ›

FOTOGRAFTA ATMOSFER OLUŞTURMAK: BİR FOTOGRAFIN ANATOMİSİ

Fotograf görüp gösterme sanatıdır. Gördüğümüz dünyayı teknikten de yararlanarak fotografik bir anlatım diliyle tekrar sunmamızdır. Bu sunumu yaparken de sıradanın ötesinde, etkileyici görüntüler oluşturmak pek çok fotograf gönüllüsünün temel amacıdır. Bu çalışmaları yaparken teknik yönden hazırlıklı olmak, görsel birikimin farklı çalışmalarla zenginleştirilmiş olması ve bol tekrarla bu birikimlerin hayata geçirlmesi önemlidir. Kendisini bu yönlerden geliştiren fotograf gönüllülerinin karşılaştıkları konulardan etkili fotograflar elde etmeleri çok daha hızlı ve kolay bir süreçtir. Atatürk Arboretum’u İstanbul’daki fotograf gönüllülerinin amatör ve profesyonel çekim çalışmaları için sıklıkla ziyaret ettiği bir yerdir. Bir Pazar günü kısa bir yürüyüş ve fotograf çalışması için gittiğim arboretumda havanın kapalı olması sebebiyle fotograf çekimi için uygun bir ışık koşulu bulunmuyordu. İlk fotograf ortamdaki ışık ve renk durumunu gösteren karedir. Işığın etkili olmadığı durumlarda renkli fotograf çalışmaları yerine siyah beyaz tercihi gri tonlarla konuyu anlatmak daha güçlü bir atmosfer sağlayabileceği için makinemde bulunan ART / DRAMATİK / SİYAH BEYAZ seçeneğiyle ikinci kareyi çektim. Bu karede ilk fotografa oranla daha güçlü bir atmosfer oluştu. Aynı görüntüyü ND (Neutral Density – Yoğunluk) filtresi ve polarize filtreyi üst üste kullanarak ışığı toplam 12 stop kırmak mümkün oldu. Böylece 1/250 enstantane ve 11 diyafram olan ışığı 20 saniye ve 11 diyafram olarak kullanmış oldum. Uzun […]
Read More ›