ALAN DERİNLİĞİNİ SONSUZ KULLANMAK

Net Alan Derinliğini sonsuz ya da sınırlı olarak kullanmak için 3 faktörü de (objektif, diyafram, uzaklık) bir arada kullanırız. Tüm değişkenleri aynı amaca yönelik olarak değiştirmek nispeten kolay bir kullanımdır. Geniş açı objektif, kısık diyafram tercihi ve uzak noktaya netlik alan derinliğini sonsuza taşır. Tele objektif, açık diyafram ve yakın bir noktaya netlik de alan derinliğini oldukça sınırlı hale getirecektir. Ancak zaman zaman bu değişkenleri farklı kullanarak da benzer etkiler alabiliriz. Tibet’in başkenti Lhasa’da bulunan Potala Sarayı’nın fotoğrafını Jokhang Tapınağı terasından çekmek istediğinde aradaki mesafeden dolayı tele objektif kullanmam gerekiyordu. Mimari bir çekim çalışması olduğu için kadraj içerisindeki her yerin net olmasının daha doğru bir tercih olduğunu düşündüm. Ancak tele objektif alan derinliğini sınırlayacağı için diğer 2 değişkeni alan derinliğini arttıracak şekilde kullandım. Bu amaçla netliği sonsuza yaparak diyaframı da kısık bir değerde (11) olarak seçtim. Tele objektif ile uzakta olan konudan istediğim kadrajı yapma ve perspektif yığılması etkisiyle arka plandaki tepeleri de kadraja dahil etme şansım oldu. Bununla birlikte diğer 2 değişkenin yardımıyla tüm görünütünün de net olmasını sağladım. Bu tarz fotoğraflarda Değerlendirmeli Işık Ölçüm sistemiyle ışık ölçümü yapmak kadrajın her noktasının ışık değerinin ölçüme dahil edilmesini sağlayacağı için daha doğru bir tercihtir.
Read More ›

PERSPEKTİF YIĞILMASIYLA RİTMİ GÜÇLENDİRMEK

Arka planın öne doğru yaklaşmasını sağlayan perspektif yığılması etkisi izleyicinin fotoğrafta oluşan görüntüye kolaylıkla dahil olmasını sağlayan bir görsel etkidir. Bu sayede izleyici ana konuya odaklanır, çevredeki ögeler de ana konunun öne çıkmasını destekleyebilir. Nepal’in UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Bhaktapur şehrinin Durbar (Saray) Meydanı’nda günün ilk ışıklarıyla fotoğraf peşinde olmak neredeyse her seferinde güçlü fotoğraf kareleri bulmamı sağladı. Komşu ülke Çin’den pek çok yeni evlenen çift Nepal’e gelerek bizde de oldukça popüler olan gelin-damat fotoğraflarını çektiriyorlar. Bir sabah karşılaştığımız çift ve fotoğrafçıdan izin alarak bu çalışmanın bir bölümünde benim de fotoğraf çekme şansım oldu. Sabah ışığının geliş yönüne göre eski sarayın revaklı avlusunda fotoğrafçıya poz veren gelini tele objektif ile fotoğraflayarak arka planda kalan sütunların ritmini güçlü bir şekilde fotoğrafa dahil etmeye karar verdim. Çevredeki diğer ögelerden kurtularak sadece ana konuyu ve arka planı kadrajda bırakan objektif tercihimle birlikte uygun bir noktaya geçerek bakış yüksekliği ve bakış açımı da yine bu ayıklama işlemi için uygun bir hale getirdim. Açık diyafram kullanarak arka planın giderek flulaşmasını ve ilginin sadece öndeki net olan bölgede kalmasını sağlamaya çalıştım. Çevrenin koyu tonlardan oluşması sebebiyle hatalı sonuç veren pozometreyi 1,0 stop eksi pozlama ile kontrol altına almış oldum.
Read More ›

PERSPEKTİF YIĞILMASIYLA GÖRÜNENDEN FARKLI SONUÇLAR ALMAK

Biz dünyayı en, boy, derinlik ve zaman olmak üzere dört boyutlu olarak algılarız. Fotoğraf ise eni ve boyu olan, 2 boyutlu bir yüzey sanatıdır. Dört boyutlu dünyayı iki boyutlu fotoğrafa aktardığımızda derinlik ve zaman boyutlarını kaybederiz. Farklı objektiflerle derinlik, enstantane değişkenini kullanarak da zaman byutunu fotoğrafımıza katmaya çalışırız. Bununla birlikte objektiflerin görsel etkileriyle gözümüzün gördüğünden farklı sonuçlar almak da mümkündür. Bir çok farklı başlık altında İstanbul’da düzenlediğimiz uygulamalı fotoğraf atölyelerinde Galata Köprüsü ve Eminönü çevresinde sıklıkla çekim çalışmaları yapıyoruz. Bu bölge İstanbul’a dair pek çok öge barındırdığı için fotoğraflarımıza mekan bilgisini de kolaylıkla eklememizi sağlıyor. Arka planda yer alacak yeni Cami, Süleymaniye, Beyazıt Kulesi, Galata Köprüsü ve Galata Kulesi oldukça güçlü görsel ögeler kullanma şansı veriyor. Genel görüntüler mekan bilgisini çok daha kolay verirken dikkatli bir çevre kontrolüyle daha özel kadrajlar oluşturmak da mümkündür. Eminönü Meydanı’nda yer alan seyyar satıcıların arabaları üstlerinde yer alan detayları tele objektif kullanarak çevreden ayıklamak oldukça kolaydır. Bununla birlikte doğru yüksekliği ve bakış noktasını bulmak kaydıyla arka plana Galata Kulesi’ni denk getirmek mekan bilgisine katkı sağlayacaktır. Perspektif yığılması etkisi kuleyi çok daha yakın göstererek, mesafeyi azaltıyor böylece izleyicinin fotoğrafa kolaylıkla girmesini sağlıyor. Açık diyafram tercihiyle sınırlı alan derinliği kullanımı da ilginin öndeki detayda toplanmasına yardımcı […]
Read More ›

TELE OBJEKTİF KULLANIMI: UZAKTAKİ KONULARDAN DETAY ÇEKİMLERİ

Birçok fotoğraf çalışması için mümkün olduğu kadar fiziksel ve manevi olarak çalıştığımız konuya yakın olmak konuyu derinlemesine anlatmak için önerilen bir çalışma yöntemidir. Ancak bazı konularda fiziksel olarak konuya yaklaşmak mümkün olmamaktadır. Tele objektifin dar açıyla görme özelliği sayesinde yanına giderek çekim yapamayacağımız konuları da çalışma şansımız vardır. Yılkı atlarını fotoğraflamak için sıklıkla atölye çalışmaları düzenlediğimiz Kayseri ili Hörmetçi Köyü’nde 300 attan oluşan bir sürü var. Köy yakınlarındaki geniş arazilerde farklı ışık koşullarında koşarken fotoğrafladığımız sürüyü bir araya toplayarak yakın çekimler de yapma şansımız oluyor. Ancak aralarına girdiğimiz zaman oldukça ürkek olan atlar bizden uzaklaşıyor. Bu nedenle atların toplandığı alanın hemen yanında bulunan tepeye çıkarak tele objektif ile çalışabiliyoruz. Zoom özelliği olan bir objektif ile farklı kadrajları kolaylıkla oluşturabiliyoruz. Aynı zamanda sınırlı alan derinliği sayesinde tek bir atı ilgi merkezi haline getirebiliyoruz. Sınırlı alan derinliğini oluşturabilmek için tele objektifin yanı sıra açık diyafram da kullanmamız gerekiyor. Bu tarz bir çalışma yaparken sürü içerisinde farklı renkte olan atları özellikle izliyoruz. Anlık oluşan hareketler ilginç fotoğraf kareleri oluşturabiliyor, bu nedenle her an tetikte olmamız gerekiyor. Hareketli konuların fotoğraflarını çekerken fotoğrafçının “deklanşöre basma refleksi” ortaya çıkacak fotoğrafın başarısını çok etkiler. Bu sebeple yaptığım pek çok fotoğraf atölyesinde katılımcı dostlara mümkün olduğu kadar çok […]
Read More ›

RENK KULLANIMI: ABANT GÖLÜ – BOLU

Özellikle renkli fotograflar ile ilgilenen fotograf gönüllüleri için renk ögesi ana konuyu vurgulayacak en önemli kompozisyon kriterlerinin başında gelir. Fotografladığımız konunun rengi sadece izleyecinin dikkatini çekmeyi sağlamaz, aynı zamanda fotografçıyı da o konuyu fotograflamaya iten önemli bir ögedir. Çektiğiniz konunun rengiyle izleyen gözün dikaktini çekmesini ve ilginin o konuda toplanmasını istiyorsanız konunun doğada az bulunan renklere sahip olması bir avantajdır. Mavi, yeşil, kahverengi, gri gibi renkler doğada ve çevremizde çok fazla olduğundan çok zıt renklerin içinde yer almıyorlarsa dikkat çekmezler. Sarı, turuncu, kırmızı gibi renkler ise aynı renklerin içinde olmadıkları her durumda dikkat çekerler. Bu nedenle ana konunuzu bu renklerden seçmek ilgi merkezi olacak konuyu kolaylıkla oluşturmanızı sağlayacaktır. Zaman zaman fotograf yolculuklarımızda kurgu çalışmalar da yapıyoruz. Genel görüntülerde bir ilgi merkezi oluşturmak ve izleyen gözün fotografa giriş yapmasını sağlayacak bir nokta vermek amacı taşıyan bu kurgularımızda çevreden farklı renkteki konumuz fotografa ilk bakışta dikkat çekebiliyor. Bu örnek fotografta olduğu gibi farklı renkler taşıyan şemsiye güçlü bir ilgi merkezidir. Ters açıyla gelen ışık şemsiyenin içinden geçerek renklerin daha parlak oluşmasını sağlıyor. Pozlamaya yaptığım 0,7 stopluk eksi (-) yönde müdahale çevrenin daha koyu oluşmasını ve renklerin daha vurucu bir şekilde ilgi merkezi olmasını sağlıyor.  
Read More ›

İÇ MEKANDA DOĞAL VE YAPAY IŞIKLARIN BİRLİKTE KULLANIMI; ST. ANTUAN KİLİSESİ

Birçok kilisede çekim yaparken vitraylar dikkat çeken ögelerden biridir. Özellikle dışarıdan gelen ışıkla renkleri ve detayları ortaya çıkan vitraylar pek çok fotoğraf gönüllüsü tarafından fotoğraflanarak arşivlere eklenir. Genelde ışık ölçümünün dışardaki aydınlık bölgeden yapılması iç tarafın karanlık kalmasına sebep olur. Son dönemde dijital fotoğraf makinelerinde yer alan HDR (High Dynamic Range – Yüksek Dinamik Aralık) çekim özelliği her iki bölgenin de detaylarını görme şansı veren bir teknik olarak uygulanabiliyor.   Bu fotoğrafı çektiğim İstanbul Beyoğlu’nda yer alan St. Antuan Kilisesi’nde ise mum yakılan bölümün hemen üstünde yer alan pencereler atmosferi güçlü kadrajlara imkan veriyor. Üst bölümde yer alan vitraylar renkli camları ve detaylarıyla mekanın özelliğini güçlendiriyor. Alt bölümde yer alan mumların sağladığı renk de fotoğrafın etkisini arttırıyor. Bu etkinin güçlü olabilmesi için White Balance’ı (Beyaz Ayarı) GÜN IŞIĞI olarak tercih ettim. Bu sayede Kelvin derecesi daha düşük olan mum ışığı kırmızı rengiyle fotoğrafta yer alıyor. Mumların önünde bulunan kişiler ışık ölçümünün aydınlık alandan yapılması sebebiyle silüet olarak kaydediliyor. Çekim anını sağdaki kişinin mumlara uzandığı an olarak tercih etmek kişilerin daha belirgin olarak algılanmasına da yardımcı oluyor. Genel olarak çekim çalışmalarımda makinemi diyafram öncelikli konumda (A ya da Av) kullanıyorum. Böylece diyaframı seçiyor, ortamdaki ışık koşuluna göre enstantaneyi makineme bırakıyorum. Bu […]
Read More ›

İÇ MEKANDA GÜNIŞIĞI KULLANIMI VE “SESSİZ” ÇEKİM

Birçok çekim gezisinde cami, kilise gibi kutsal mekanlarda çekimler gerçekleştiriyoruz. Kimi zaman mimari özellikleri ön plana çıkardığımız kadrajları çalışırken kimi zaman da bu mekanlardaki ibadetler, ritüeller fotoğraf konumuz oluyor. Genel görüntülerde ortam aydınlatmasını kullanırken daha yakın plan çekimlerde lokal aydınlatmalar bizlere yardımcı olur… Özellikle birçok camide ibadet zamanları dışında yaptığımız çekimlerde dua eden, namaz kılan ya da bir köşede Kur’an okuyan insanlar fotoğraflarımızda yer alabiliyor. Bu tarz çekimlerde her fotoğraf çalışmasında olduğu gibi ışık, aydınlatma, ışık ölçümü, kullanılacak enstantane – diyafram değerleri, tercih edilecek objektif, kadrajın estetik olması için uyulacak, uygulanacak kompozisyon kriterine karar verirken bir yandan da bu kutsal mekanlarda insanları rahatsız etmeden çekim yapabilmenin de yollarını bulmamız gerekiyor. İnsan ve portre çekimlerinde çoğu zaman çekim öncesinde bazen sorarak bazen de işaretlerle fotoğrafını çekeceğimiz insanlardan izin istiyoruz. Ancak bazı durumlarda çekim öncesi kurulacak iletişim konunun doğallığını bozacağı için bu izni almadan da çekim yaptığımız oluyor. Bu gibi durumlarda ben çekimi tamamladıktan sonra çektiğim fotoğrafı o kişiye göstererek ne çektiğimi, niye çektiğimi anlatmayı tercih ediyorum. Böylece karşılıklı olarak güven duygusuyla fotoğraf hayatıma devam edebiliyorum. Bu fotoğrafta da bu izni çekim sonrasında kurduğum iletişim ile hallettim. Ancak çekim sırasında makinenin perde sesinin de rahatsız edici ve dikkat dağıtıcı olmaması için kullandığım […]
Read More ›

IŞIK KULLANIMI: YEDİGÖLLER’DE DETAY ÇEKİMİ

YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI’NDA DETAY Kimi zaman detay fotoğrafları geniş açı objektifle bir çok şey gösteren kadrajlardan çok daha fazla şey anlatabilir… Doğru ışık koşulu ve bakış açısını bulmak şartıyla elbette… Bir çok fotoğraf gönüllüsü sonbahar renklerini fotoğraflamak için özellikle Ekim ayının sonlarında Bolu ili sınırlarında yer alan Yedigöller Milli Parkı’nı ziyaret eder… Burada yedi küçük gölün çevresinde yer alan ormanlardaki farklı ağaç türlerinin sonbaharda aldığı renkleri bir arada görebilmek ve biraz da şanslıysanız iyi bir ışık koşulunda fotoğraflamak mümkündür. Hemen hemen her fotoğraf konusunda olduğu gibi doğa fotoğraflarını da 3 farklı planla fotoğraflamaya çalışırız: genel, orta ve detay planlar… Genel planlar daha çok geniş açı objektifle çekilir ve tüm ortamın anlaşılmasını sağlar… Orta planlar genellikle normal objektifle çekilir ve insan-mekan ilişkisinin anlaşılmasına, boyutların doğru olarak algılanmasına yardımcı olur. Detay planlar ise daha çok tele objektifle ya da yakından çekilir ve ilk bakışta dikkat çekmese de konunun neredeyse tüm yükünü taşıyacak ayrıntılardan oluşur. Sonbaharda sararan yaprakların detayı da bu konunun yükünü taşıyabilecek bir plandı. Bu tarz konularda fotoğrafçıların konunun karşılarına gelmesini beklemekten ziyade farklı yükseklikler, farklı bakış açıları ve farklı objektifler ile çevrelerini incelemeleri etkili sonuçlar sağlayabiliyor. Bu fotoğrafı öğlen güneşinde çektim. Ancak tele objektif ile yaprakların arkasının gölge bir alana […]
Read More ›

İNSAN VE PORTRE FOTOĞRAFLARI: KURGULAR OLUŞTURMAK

İNSAN VE PORTRE FOTOĞRAFLARI : KURGULAR OLUŞTURMAK Özellikle insanların fotoğraflarını çekerken bazı müdahalelerle görüntüyü daha etkili hale getirmeye çalışırız. “Işığa doğru döner misin?”, “Bu tarafa bakar mısın?” ya da “Gülümseyin!” demek dahi fotoğrafın daha güçlü oluşması için yaptığımız müdahaleler arasındadır. Bu küçük müdahaleler dışında zaman zaman kadrajı, fotoğrafı tamamen oluşturduğumuz kurgular da çalışıyoruz. Düzenlediğimiz fotoğraf yolculuklarında ve atölye çalışmalarında bu tarz kurgu çekimleri, katılımcı dostlarımız benzer konularla karşılaştıklarında hangi tercihleri ne amaçla yapabilecekleri konusunda rehber olması umuduyla hazırlıyoruz. Bir fotoğraf çalışması için kurgu yaptığınızda unutmamanız gereken stüdyo çalışan bir profesyonel fotoğrafçı gibi artık her şeyin sizin kontrolünüzde olduğudur. Çekimi yapacağınzı mekan, ışık koşulu, varsa modellerinizin duruşu, bakışı gibi her türlü detayı sizin planlamanız gerekir. Bununla birlikte her konunun farklı açılardan, kadrajlardan farklı bir sonuç verebileceğini düşünerek olası tüm kadrajları da çalışmanız gerekir. Kurgu yapıldığında amaç etkili en az bir fotoğraf ile çalışmayı tamamlamaktır. Örnek fotoğraflar dünyanın en fotografik etkinliklerinden biri olan Hindistan Pushkar Deve Panayırı’nı fotoğraflamak için düzenlediğimiz fotoğraf yolculuğu sırasında yaptığımız bir kurgu çalışmasından… Bu kurgu için günbatımına yakın bir zaman dilimini seçtim, böylece hem akşam ışığının yumuşak etkisini hem de günbatımının ters ışık koşulunu çalışabilecek fırsatlar doğmuş oldu. Çekim noktası için Pushkar Çölü içerisinde bir kumul tepesini belirleyerek […]
Read More ›

FOTOGRAFTA ATMOSFER: ATMOSFERİ GÜÇLENDİRMEK-OBJEKTİF

Çevremizdeki pek çok konu doğru fotografik tercihlerin yapılmasıyla etkili fotograflara dönüşebilir. Görsel etkiyi arttırmak için gözün gördüğünden farklı sonuçlar sağlayan objektifler, çektiğimiz konuda var olan atmosferi daha güçlü hale getirebilir. Cami, kilise gibi kutsal yerlerin iç mekanları genelde etkileyici bir mimariye ve detaylara sahiptir. İç mekânda bulunan kemerler, kubbeler, pencereler etkileyici bir mimari görüş sağlarken doğal ve yapay ışık kaynaklarının sağlayacağı renk etkisi de atmosferi güçlendirebilir. Bununla birlikte kullanılacak ultra geniş açı objektifler tüm iç mekânın kadraja sığmasını sağlarken aynı zamanda görüntüdeki derinlik duygusunu da arttıracaktır. Derinlik duygusunun artmasını sağlayacak bir başka önemli yaklaşım da çekimin yere yakın bir yerden yapılmasıdır. Aşağıdan yukarıya doğru yapılacak çekim sonucunda bize yakın olan alt bölüm genişleyecek, objektifin sağladığı deformasyon etkisiyle kubbe ve tavan bölümü uzaklaşacaktır. İç mekânda yer alan yapay ışık kaynaklarının renk etkilerini kullanabilmek için Beyaz Ayarı’nı GÜNIŞIĞI olarak seçmek tungsten, halojen, floresan gibi aydınlatmaların renklerini kaydetmemizi sağlayacaktır. Beyaz Ayarı’nda yapılan bu tercih JPEG dosyaları etkileyecek, RAW formatta çekilen fotograflarda renk tercihi daha sonra bilgisayarda bir görüntü işleme programında yapılacaktır. İnsan gözünün gördüğünden farklı bir görsellik sağlayan ultra geniş açı objektifler farklı odak uzaklıkları arasında üretilirler. Fotograf makinenize ve istediğiniz görselliğe göre uygun bir objektif kullanmak gerekir.
Read More ›